Sönmüş Bir Volkan

Erciyes Dağı Kayak Merkezinin Hacılar Kapı çıkından çekilmiş bir fotoğraf ve doğanın tüm güzel renlerinin birlikte uyum içinde dengelendiği bir görsel. Erciyes Dağı’nın ihtişamı ve asil duruşu tartışılmaz diye düşünüyorum. Bu fotoğrafın benzerlerinin oldukça fazlasına her yerde rastlamak mümkündür fakat Erciyes her görselde farklı görüntüler verebilen başarılı bir modeldir. Bu fotoğrafta beyaz gelinliği ve zarafetiyle süzülen dağ, ihtişamıyla bir o kadar soğu ve uzak görünüyor. Fotoğraftaki ayrıntılara dikkatli bakıldığındaysa sanki elle çizilmiş hissi veren ya da önceden maketi yapılmış gibi duran düzenli kurguyu görmek mümkün.

Dağ gibi olmak; hep güçlü, kuvvetli, yıkılmaz, güvenli ve güven veren. Her dağ kocaman görüntüsü ile  bu özelliklere sahipmiş algısını yaşatıyor. Gerçekten öyle midir? Öfkelenince yakıp, yıkıp etrafında hiç bir şey bırakmayan, öfekelenmek için senelerce bekleyip, biriktirip dökülen de o değil midir?

Nedir ihtişam ?  Güvenli görünmek mi, yoksa gerçekten güven vermek mi? Ulaşılmaz olmak mı? Yoksa ulaşıldığında kudretini esirgememek mi? Zor olmak mı, yoksa aslında zormuş gibi davranmak mı?

Yoksa etrafındaki hiçbir şeyi görmeden, umursamadan yaşarken kendi isteklerinin daha değerli başkalarınınkininse önemsizliği ile zor olmayı birbirine karıştırmak mı aslında.

Sönmüş bir volkan gibi olup her an alevlenmeye hazır beklerken etrafa verilen zarar mı bu ihtişam denilen şey. Korkutan, orantısız güç müdür ihtişam? Yakıp, yıkıp, yok etmelere hazır olmak arkana bakmamak mıdır? Sevinçlerini kendinle yaşarken, üzüntüleriniyse hem yaşayıp hem yaşatmak mıdır?

İhtişam iyidir, güzeldir, hastır… Sahibini Erciyes Dağı gibi yapar… Uzak, ulaşılmaz, soğuk ve görkemli bir o kadar da korkutucu, ürkütücü, paylaşımsız ve özensiz…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir