Karmaşa

Fotoğraf çok güzel teknik özelliklere sahiptir ve Kayseri İlinin güneyinde, Erciyes Dağı eteklerinde kurulmuş olan Hacılar İlçesi’nden bir görüntüdür. Bir tarafta sis ve yamaçlardaki açıklık ile eski evler çok güzel kompoziyon oluşturmuş. Minareler de fotoğrafta gözden kaçmayacak kadar çok ve vurgulu durmaktadır.

Bu fotoğraf duygusal karmaşaların iç içe girmiş bir yansıması gibi. Bu üst üste yığılmış bir sürü ev duygusal patlama, her şeye karşı kırgınlık ve hayata karşı çaresizlik hislerinin toplanmış bir bütünü gibi. Toplu çözümsüzlük.

Hayatımızdaki çoğu olayın sebep ve sonuçlarına baktığımızda; sebepler birçok etkenin bir araya gelmesi olabilirken sonuçlarsa mutluluk ya da mutsuzluk duygusunu ortaya çıkartabiliyor. Sonuçlar bazen katlanılmaz derecede yorucu ve boğazımıza düğümlenen bir yumruk gibi olabiliyor. Bazen de çok çok coşkuyla hiç bir yere sığamayan, ağzı kullaklarında hallerimizi açığa çıkartıyor.

Şöyle bir bakıldığında sebebi olmadan hissedilen tek duygu sevmek ve sevilmek. Sevgi anlaşmak değildir nedensiz de sevilir diyen şarkı sözünde olduğu gibi. Sevmek için bir neden yoktur, samimi ve içten birlikte geçirilecek olan bir an için, ömür bile verilebilir. Sözlerimiz 14 Şubat etkisini içeren bir şekle bürünüyor gibi olsa da ben o güne sevgililer değil sevgi günü diyorum. Ayrıca sadece o gün değil her gün sevgi günü olmalı.

Hayatta en zor olan bir insanı tanımak diyor o şarkı gene bütün ısrarıyla ve ekliyor kabul etmek tüm huylarını… Hayatımızda olan ve çok sevdiğimiz insanlar aile, sevgili, eş, arkadaş, dost ve benzeri birçok şekilde ifade edilebilir. Bu en sevdiklerimiz, tanımının karşılığındaki ifade hangisi olursa olsun, canları istediklerinde yaşamımıza girip canları istediğinde çekip çıkabiliyorlar. Çıkıp gittiklerinde orada öylece kala kalan siz oluyorsunuz ve karşı taraf yokluğunuzu umursamazken içine düştüğünüz karmaşık olumsuz duygularla mücadele zamanlarınız başlıyor.

Bir kereliğinede yok olan çekip giden siz olmak istiyorsunuz ki; peşinize düşen, sizi düşünen, sizden vazgeçmek istemeyen ve en önemlisi sizin için emek veren biri olacak mı diye sorgulayan meraklı iç sesinizi susturmak için… Ümit ediyor, bekliyor ve aslında bu merakın sonucunun cevabını kabul etmesenizde biliyorsunuz. Beyninizdeki belki, belki, belki diyerek atan lobları besleyen o madde azaldıkça bu fotoğraftaki tüm evler üstünüze üstünüze teker teker gelebiliyor.

Ümitlerimiz bitmesin, sevgimiz ve sevdiklerimiz azalmasın diye…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir