Kilitli Dünyalar

Fotoğraf Ankara Altındağ’da kıymetli fotoğrafçı arkadaşım tarafından sanki tam da benim düşündüklerimi dışarıya vursun diye çekilmiş.Şimdiki dünyalarımızın dışa net bir yansıması, kilitli kapılar. Ama fotoğraf tüm detaylarıyla mükemmel.

Gözlerim kapalı gözlerim açık her iki durumda da dünya gözümden pıt diye düştü. Gözlerim kapalıyken rüyalarım çıkarcı ve artık amaçsız. Açıkken de ondan daha da farksız. Gereksiz kuru kalabalıklara bakarken zamanı boşa harcıyoruz gibi geliyor.  Teknoloji yaşamlarımızı kolaylaştırırken tüm ruhumuzu da eline geçirmiş durumda ne yazık ki.

Evvel zaman içinde … Desem de,  benim yaşadığım ve hatırladığım zamanlar aslında bunlar.  Kapımızı kilitlemeden hatta anahtarlarımızı kapıların üzerinde unuttuğumuz zamanlardı onlar.  Şimdilerde ise yanı başınızdaki komşumuzdan bile korkarak yaşıyoruz. Artık kapılarımızda, kafamızda, gönlümüzde ve hatta ilave edebildiğimiz mümkün olan her yerimizde kocaman kocaman kilitlerimiz var.

Kimsenin kimseyi tanımadığı on dairelik bir apartmanın ortalama yirmi sakininden birisiyken diğer on dokuz kişi hakkında hiç bir fikre sahip olmamak ne kadar acı. Asansörde günaydın, iyi akşamlar, merhaba ya da benzeri cümleleri kurmamak hatta muhatap olmamak için kafamızı aşağıya indirdiğimiz günlerde yaşıyoruz.
Eskiden böyle miydi  ?
Kahvesi, şekeri, tuzu, unu biten komşu diğerinin kapısına giderdi. Güvensizliklerimiz sanki komşularımızla olan ilişkilerimizde başladı ve toplumun tüm alanına yayıldı.
Her konuda korkup ileri düzey güvenlik önlemleri almak yolunda yeni çareler arama, yöntemler bulma yoluna giriyoruz toplum olarak.  Kişisel güvenlik, kurumsal güvenlik ve bir dolu diğerleri … Her konuda güvenlik ve her konuda kocaman kilitli kapılar.

Bu gereklilik nereden icat oldu dersiniz ? Yaşamımıza ilişkin özel ve genel tüm bilgilerimize her türlü ortamlardan rahatlıkla herkesin ulaşılabiliyor olması suç ve suçlu çeşitliliğini arttırdı günümüz koşulları çerçevesinde. Artık hırsızın profili bile değişti. Eskiden damdan dama atlayıp evlerin içinde bulduklarıyla yetinen hırsızlar şimdilerde yorulmadan bir telefon bir bilgisayar ekranın arkasından kalifiye bir şekilde çalıyorlar masumların varını, yokunu ve güvenini. Dünyasını başına yıkıp geri kalan hayatının içine kocaman bir delik açıyor.

Evvel zaman içinde steril bir dünyanın insanıydık ve şimdi artık siber dünyadaki homojen yaşamın mensupları hatta unsurlarıyız.  Bugün bu dünyada insani duygusallıklardan çok realist yaklaşımlar önemli olmaktadır.

Bu dünya aslında gerçekten çok büyük, çok güzel, çok maddesel ve bugünkü zamanlarsa bir o kadar da korkulması ve kontrol edilmesinin gerekliliği tartışılmayacak kadar önemli olmaktadır.

Dünya koşulları ve yaşam şartları ya da teknolojinin takibi…Adına ne denilirse denilsin eskide kalmak mı yeniyi yakalamak mı? Eskiyi özlemek ama yeniden de vazgeçememek bugünün insanın profilinin en belirgin özelliği olarak ortaya çıkmaktadır.

Ama ne yazık ki bu dünya arada kalmış insanlar için mutlulukların olacağı zamanları içermemektedir. Artık bu saatten sonra hepimiz kilitli dünyaların yolcularıyız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir